Mekatronik mühendisliği okunur mu? Tercihten önce 7 soru

Tercih kararını simgeleyen bir pusula ve yanında küçük simge kartları bulunan illüstrasyon

Tercih ekranında bir satırı listeye eklemek birkaç saniye sürer. O satırın arkasındaki bölümde dört yıl geçirmek ise bambaşka bir karar. “Mekatronik mühendisliği okunur mu” diye arama yapıldığında karşınıza çoğunlukla robot kolları, insansız araçlar ve akıllı fabrika videoları çıkar. Tanım da hemen her yerde aynıdır: mekanik, elektronik ve yazılımın birleşimi.

Tanım doğru ama karar vermeye yardım etmiyor. Tercih döneminde asıl merak edilen başka şeyler: Dört yıl boyunca gerçekte ne yapılıyor? Matematik kusursuz değilse zorlanılır mı? Mezun olunca gerçekten bir iş yapabiliyor olmak mümkün mü, yoksa her şeyden biraz öğrenip hiçbir konuda derinleşmeden mi çıkılıyor?

Kısa cevap: Okunur. Ama bölümde dört yıl dayandıran şey teknolojiye duyulan genel ilgi değildir. Farklı parçaların birlikte nasıl çalıştığını merak etmek ve çalışmayan bir sistemin başında sabırla kalabilmek gerekir. Aşağıdaki yedi soru, bu iki özelliğin sizde ne kadar olduğunu tercih döneminde görmenize yardım ediyor. Ardından tercih ekranında bölüm adının yanında yazan ayrıntılara ve sık sorulan birkaç soruya geçiyoruz.

Mekatronik mühendisliği okunur mu sorusunu robot videoları yanıtlamaz

Otomatik bir kapıyı düşünün. Biri yaklaştığında onu fark eder, açılır, geçmesini bekler ve güvenli olduğunda kapanır. Dışarıdan bakınca basit bir hareket. Oysa bu hareket için birkaç yapının birlikte çalışması gerekir: kapıyı taşıyan mekanik düzenek, yaklaşan kişiyi fark eden algılayıcı, gelen bilgiyi değerlendiren kontrol birimi, hareketi oluşturan motor ve bütün sürecin hangi sırayla ilerleyeceğini belirleyen program.

Mekatronik mühendisliği tam olarak bu birleşimle uğraşır. Amaç, bir sistemin çevresini algılaması, karar vermesi ve istenen hareketi kontrollü biçimde yapmasıdır. Bu sistem bazen bir robot kolu olur, bazen bir paketleme makinesi, bazen akıllı bir protez, bazen de elektrikli bir araçtaki alt sistem. Bu yüzden bölümü yalnızca “robot yapmak istiyorum” düşüncesiyle seçmek eksik kalır. Kavramın kendisini ve bir mekatronik sistemin adım adım nasıl çalıştığını mekatronik nedir yazısında anlattık. Bu yazı yalnızca tercih kararına odaklanıyor.

Asıl soru şu: Bir makinenin içindeki farklı parçaların birlikte nasıl davrandığı ilginizi çekiyor mu?

Tercihten önce kendinize sormanız gereken 7 soru

Bu soruların doğru ya da yanlış cevabı yok. Amaç, bölümün günlük gerçekliğini kendi eğilimlerinizle yan yana koymak.

1. Bozulan bir cihaz merakınızı mı uyandırıyor, sizi uzaklaştırıyor mu?

Evdeki bir cihaz çalışmadığında iki tür tepki görülür. Biri düğmeye birkaç kez basar, sonuç alamayınca cihazı kapatır ve konuyu bırakır. Diğeri düşünmeye başlar: Enerji geliyor mu? Düğme komut gönderiyor mu? Hareketi engelleyen bir şey mi var? Cihaz neyi bekliyor?

Mekatronik ikinci tepkiye yakındır. Bu, bozulan her cihazı sökmek gerektiği anlamına gelmiyor. Güvenliği bilinmeyen elektrikli veya mekanik bir sisteme müdahale edilmez. Burada önemli olan, el becerisinden önce neden-sonuç merakı.

Çünkü bu bölümde çoğu zaman tek bir parçanın adı değil, parçalar arasındaki ilişki sorulur. Motor dönmüyorsa sorun motorda mı, enerjide mi, komutta mı, algılayıcıda mı, yoksa mekanik yükte mi? Cevabı hemen bulamasanız bile bu soru ilginizi çekiyorsa iyi bir başlangıç noktanız var demektir.

2. Farklı alanlarla aynı anda uğraşmak sizi yorar mı, heyecanlandırır mı?

Bir mekatronik öğrencisi aynı hafta içinde üç boyutlu bir parça çizer, bir elektrik devresini inceler ve kod yazar. Bu çeşitlilik bazı öğrencileri heyecanlandırır, bazılarını yorar.

Hedef daha darsa, daha doğrudan bir bölüm aynı yere daha kısa yoldan götürebilir:

  • Yalnızca bilgisayar başında yazılım geliştirmek, fiziksel sistemlerle uğraşmamak isteyen biri için bilgisayar veya yazılım mühendisliği daha uygun olabilir.
  • Asıl ilgi makinenin gövdesi, mekanizması ve parçalarıysa makine mühendisliği de karşılaştırılmalı.
  • Elektronik devrelerin içine derinlemesine girmek isteyen biri elektrik-elektronik mühendisliğine de bakmalı.

Mekatroniğin farkı, bu alanlardan hiçbirini yok saymaması ve aralarındaki sınırda çalışması. Hepsini aynı ölçüde sevmek gerekmiyor, zamanla birinde derinleşilir. Ama diğer alanların sistemdeki rolünü anlamak istemeyen biri bu bölümde sürekli yokuş yukarı yürür.

3. Matematik ve fizikle barışmaya hazır mısınız?

En çok sorulan soru bu. Üniversiteye başlarken bütün türevleri çözüyor olmak ya da fizik olimpiyatına katılmış olmak gerekmiyor. Ama matematikten ve fizikten tamamen kaçmak isteyen biri için bu bölüm zor geçer.

Sebebi şu: Bir mekanizmanın nasıl hareket ettiğini, motorun ne kadar yük taşıyabileceğini, bir ölçümün neden değiştiğini ya da sistemin neden kararsız davrandığını anlatmanın dili matematik ve fiziktir. En temel örnek F = m · a ilişkisi: Bir kütleyi hızlandırmak için kuvvet gerekir ve taşınan kütle arttıkça aynı ivme için gereken kuvvet de artar. Yüklü bir konveyörün ne kadar sürede hızlanacağı hesaplanırken bu ilişki kullanılır. Dönen bir robot ekleminde de mantık aynıdır, yalnızca kütlenin yerini atalet momenti, kuvvetin yerini tork alır.

Matematikte zorlanmak ile matematiği öğrenmeye isteksiz olmak aynı şey değil. Bir konuyu ikinci kez dinlemek, daha fazla soru çözmek ya da bir arkadaştan yardım istemek bölüme uygun olmadığınızı göstermez. Belirleyici olan, anlamadığınızda yeniden denemeye hazır olup olmadığınız.

4. Çalışan robotu izlemek mi, çalışmayanı düzeltmek mi?

Teknoloji videoları keyiflidir. Çalışan bir robotu görmek insana “ben de bunu yapmak istiyorum” dedirtir. Ama o robotun çalışmadığı üç gün videoda görünmez. Yanlış bağlanan kablo, ölçüsüne uymayan parça, sürekli hata veren kod ve saatlerce aranan küçük problem kurguda kesilip atılır.

Mekatronik, seyirci olarak bakınca çok etkileyici, üretici olarak içine girince sabır isteyen bir alan. Tasarlanan şey ilk denemede çalışmayabilir. Çalıştığında da “oldu” demek yetmez. Neden çalıştığını ve hangi koşulda çalışmayacağını anlamak gerekir.

Denemek, ölçmek, düzeltmek ve yeniden kurmak keyif veriyorsa bu süreç insanı besler. Yalnızca sonuç ilgi çekiyor, aradaki uğraş ise tamamen tüketiyorsa bölümün günlük gerçekliği hayal edilenden farklı olabilir.

5. Ayrıntıya bakarken bütünü görebiliyor musunuz?

Bir mekatronik sistemde yanlış konumlanmış küçük bir algılayıcı bütün makineyi durdurabilir. Yazılımdaki tek bir koşul, motorun hiç başlamamasına yol açabilir. Mekanik taraftaki sürtünme ise elektrik tarafında beklenmeyen bir akım artışı olarak ortaya çıkabilir, çünkü motor aynı hızı korumak için daha fazla tork üretir ve bunun için daha fazla akım çeker.

Bu yüzden bazen tek bir ayrıntıya odaklanmak, bazen de birkaç adım geri çekilip bütün sistemi görmek gerekir. Bu beceri doğuştan gelmek zorunda değil, proje yaptıkça ve gerçek sistemler incelendikçe gelişir. Yine de şimdiden bir ipucu var: Bir problemle karşılaştığınızda yalnızca görünen sonuca mı bakıyorsunuz, yoksa “bu sonuca gelene kadar hangi adımlar yaşandı” diye de düşünüyor musunuz? Mekatronik ikinci sorunun peşinden gider.

6. “Her şeyden biraz” öğrenmek sizi korkutuyor mu?

Bu bölümle ilgili en haklı kaygılardan biri şu: Mekanik, elektronik ve yazılım görülecek. Peki ya hiçbirinde yeterince iyi olunamazsa?

Bu risk gerçekten var, özellikle dört yıl boyunca yalnızca dersler geçilip hangi alanda derinleşileceğine hiç karar verilmezse. Ama genişlik tek başına dezavantaj değil. Sistemin tamamını görebileceğiniz bir başlangıç noktası verir. Sonrasında mekanik tasarım, otomasyon, gömülü sistemler, robotik, kontrol, bakım ya da Ar-Ge gibi alanlardan birinde derinleşilir.

Bir mekatronik mühendisinden dört ayrı mühendisin bilgisini tek başına taşıması beklenmez. Beklenen, diğer parçaların ne yaptığını anlayacak kadar geniş, seçtiği alanda iş üretecek kadar derin olmak. Tercih döneminde uzmanlık kararı vermek gerekmiyor. Ama ileride bir yön seçmek gerekeceğini bilerek başlamak gerekiyor.

7. Bu bölümü gerçekten siz mi istiyorsunuz?

Son soru teknik değil. Belki aileniz mühendislik okumanızı istiyor. Belki bölüm “geleceğin mesleği” dendiği için ilginizi çekiyor. Belki puanınız bu bölüme yetiyor ya da sosyal medyadaki robot videoları kararınızı etkiliyor.

Bunların hiçbiri tek başına dört yılı taşımaz.

Mekatronik tercihinde tek başına yetmeyen gerekçelerle dört yıl boyunca taşıyan merakın karşılaştırması

Kendinize şunu sorun: Ortada etkileyici bir robot videosu olmasa da bir sistemin nasıl çalıştığını öğrenmek ister miydim? Cevap evetse merak, görüntünün arkasındaki mühendisliğe yönelmiş demektir. Cevap hayırsa bu kötü bir şey değil. Yanlış bölümü seçip bunu ikinci sınıfta fark etmektense tercih döneminde fark etmek çok daha değerli.

Tercih ekranında bölüm adının yanındaki ayrıntılar

Aynı ada sahip iki satır aynı programı anlatmayabilir. Tercih listesinde mekatronikle ilgili satırlarda karşılaşılabilecek ifadeler ve anlamları şöyle:

Satırda gördüğünüzAnlamıKontrol edilecek
Mekatronikİki yıllık önlisans programı, mezunu tekniker olurHedef mühendislikse bu satır değil
Mekatronik MühendisliğiDört yıllık lisans programıDers planı ve laboratuvar
(M.T.O.K.)Meslek lisesi mezunlarına ayrılan kontenjanKılavuzdaki alan/dal koşulu
(İngilizce)Öğretim dili İngilizceHazırlık sınıfı ve muafiyet
Burslu, %50 indirimli, ücretliVakıf üniversitesinde ücret durumuBursun koşulu ve süresi

M.T.O.K., mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının kısaltmasıdır. Adının yanında bu ibare bulunan program, kontenjanını meslek lisesi mezunlarına ayırır. Hangi alan ve dallardan mezun olanların bu kontenjanları tercih edebileceği ve boş kalan kontenjanlara ne olacağı, her yıl ÖSYM’nin Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda yazar. Meslek lisesinden mezun olacaksanız tercihten önce o yılın kılavuzundaki ilgili maddeyi okuyun. Genel lise mezunuysanız bu satırlar yerine ibaresiz programlara bakın.

Kontenjan, taban puanı ve başarı sırası gibi bilgiler YÖK Atlas program sayfasında görünür. Programları karşılaştırırken taban puanından çok başarı sırasına bakmak daha sağlıklıdır, çünkü puanların dağılımı yıldan yıla değişir. Sıralama ise adayın o yılki konumunu gösterir.

Bölüm adı aynı olsa da ders planı, laboratuvar saati, stajın zamanı ve son sınıfın yapısı üniversiteden üniversiteye değişir. Bir programın müfredatını nasıl okuyacağınızı ve dört yılın sınıf sınıf nasıl ilerlediğini mekatronik mühendisliği dersleri yazısında ayrıca anlattık.

Broşür yerine üçüncü sınıf öğrencisine sorun

Tanıtım videosu ve broşür bölümün en iyi hâlini gösterir. Gerçeği en iyi, o bölümde okuyan biri anlatır. Mümkünse birinci sınıf öğrencisiyle değil, üçüncü ya da dördüncü sınıf öğrencisiyle konuşun. İlk yıl bölümün vaadini, son yıllar ise gerçeğini gösterir. Üniversitelerin tanıtım günleri ve öğrenci kulüplerinin hesapları, bu öğrencilere ulaşmanın en kolay yolu.

Konuşurken şu sorular broşürde yazmayan cevaplar verir:

  • Bitirme projeleri çalışan sistemlere dönüşüyor mu, yoksa raporda mı kalıyor?
  • Laboratuvar yalnızca ders saatinde mi açık, yoksa proje için de kullanılabiliyor mu?
  • Öğrenci takımları var mı, yarışmalara gerçekten katılıyorlar mı?
  • Staj yeri bulurken bölümün sanayiyle teması işe yarıyor mu?

Stajın bu bölümde neden bu kadar belirleyici olduğunu ve iyi bir stajın nasıl değerlendirileceğini mekatronik stajı yazısında ele aldık.

Hepsinden önemli soru ise şu: Bu bölümde uygulama yapmak isteyen bir öğrenciye gerçekten alan açılıyor mu? Alacağınız cevap, broşürdeki birçok cümleden daha fazla şey söyler.

Sık sorulan sorular

Mekatronik mühendisliği zor mu?

Zorluk çoğunlukla tek bir dersten gelmiyor. İlk iki yılda matematik, fizik, statik, dinamik, devre analizi ve programlama gibi farklı düşünme biçimleri aynı dönemlere yığılır. Üstüne laboratuvar raporları ve proje ödevleri eklenir. Bir alanda güçlü olup diğerinde zorlanan öğrenci bu dönemde en çok yorulan öğrencidir. Üçüncü sınıfta dersler aynı sistem içinde buluşmaya başlar. İlk yıllarda anlamadan geçilen konular da bu noktada geri döner. Yani bölümün zorluğu, hiçbir dersi “geçip bırakma” imkânı vermemesinden gelir.

Mekatronik mühendisliği açıktan okunur mu?

Açıköğretimde bir mekatronik mühendisliği lisans programı bulmak mümkün görünmüyor. Örneğin Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ve Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi’nin lisans programları arasında mühendislik programı yok. Bu şaşırtıcı değil, çünkü laboratuvar, atölye ve staj bu bölümün ayrılmaz parçasıdır. Belirli bir programın öğretim türünü kesin olarak görmek için YÖK Atlas’taki program sayfasına bakın.

Mekatronik mühendisliğinin önü açık mı?

Bölüm adı tek başına bir iş garantisi vermez. Bu, her mühendislik bölümü için geçerlidir. Mekatronik mühendislerine sık rastlanan yerler makine imalatı, otomasyon, otomotiv, beyaz eşya, savunma sanayii ve Ar-Ge birimleri gibi mekanik, elektronik ve yazılım bilgisinin bir arada gerektiği işlerdir. İlk iş başvurusunda belirleyici olan ise çoğu zaman diplomadaki bölüm adından çok, seçilen alanda gösterilebilen iştir: bir staj, bir bitirme projesi ya da bir öğrenci takımında üstlenilen alt sistem. İlanlar genellikle “mekatronik bilgisi” değil, PLC, CAD ya da gömülü yazılım gibi belirli bir beceri ister. Genişlik bölümün avantajıdır ama derinlik kazanılmadan işe yaramaz.

Yedi soruyu bir akşamda sınamak

Yedi soruya verilen cevaplar hâlâ bir tahmin. Bu tahmini sınamanın en kısa yolu, bölümün küçük bir parçasını gerçekten denemek. Bunun için tercih döneminin birkaç akşamı yeter:

  1. Evdeki bir mekatronik sistemi seçin: yazıcı, çamaşır makinesi ya da bir otomatik kapı. Sökmeden, yalnızca gözlemleyerek neyi algıladığını, neye karar verdiğini ve hangi hareketi yaptığını kâğıda yazın.
  2. Tercih listenizdeki bir üniversitenin mekatronik mühendisliği ders planını açın ve üçüncü sınıf derslerinin adlarını okuyun. Otomatik kontrol, mikrodenetleyiciler, sensörler ve ölçme gibi adlar merak mı uyandırıyor, yoksa sayfayı hemen kapatmak mı istiyorsunuz?
  3. Küçük bir devre ve kısa bir kodla bir LED’i yakmayı ya da bir sensörden değer okumayı deneyin. Elinizde kart yoksa tarayıcıda çalışan ücretsiz Arduino simülatörleri aynı denemeye izin verir.

Üçüncü adımda bakılacak asıl şey, denemenin çalışıp çalışmadığı değil. İlk hata çıktığında ne yaptığınıza dikkat edin: Sebebini aramaya devam etmek mi istediniz, yoksa bırakmak mı? Bu cevap, dördüncü sorunun cevabını videolardan daha dürüst verir.

Bu denemeye bir yerden başlamak isterseniz EngiCenter’ın ücretsiz Arduino El Kitabı, hiç deneyimi olmayan biri için temel elektronikten başlıyor. Sensörler ve modüllerle çalışmaya, oradan da başlangıç projelerine kadar ilerliyor.

Yorum Yaz